14 Aralık 2024 Cumartesi

Kendine Terapi (Bölüm 6)



Evine döndüğünde öğle olmuştu. Yolun uzun olması bir yana, epey de trafik vardı. Ama işten akşam geç saatte çıkacağından, bu trafiği her zaman çekmeyeceğini umuyordu. Sabah evden kahvaltı etmeden çıkmıştı. Açlıktan midesi kazınıyordu. Kendisine bir tos yapıp, bir tane de portakal suyu sıktı ve çalışma odasına gitti. Hava yağmurlu, gökyüzü griydi. Evi dördüncü katta olmasına rağmen içerisi karanlıktı. Masasına oturup masa lambasını açtı ve tostundan bir ısırık alıp, masanın sol tarafında duran dosyalardan birini önüne koydu. Bu, şu an görüştüğü dört hastasından birinin dosyasıydı. 

Son çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra geçimini banka hesabındaki birikimiyle sağlamış, o para da bittikten sonra da kısa bir süre parasız kalmıştı. Bu şekilde devam edemeyeceğini anladığında, bir şeyler yapmaya karar vermişti. Sosyal medya hesabında, özel terapi seansları verdiğine dair bir reklam yayınlamış ve bu sayede bir kaç kişiye ulaşabilmişti. Şimdilik sadece dört hastası olsa da, şimdilik geçimini sağlamaya yetiyordu. Sonuçta diploması vardı ve başarılıydı. Bir klinik ve ya hastanede çalışmasa da, diplomasını kullanarak bu işi yapmaya hakkı vardı. 

Profesöre işten ayrılma durumları hakkında yalan söylemişti. Profesörün dediği gibi kovulmuştu. Bunu nasıl anladığını bilmiyordu. Ya bağlantıları vardı ya da profesör, onun ağzından laf almak için bunu kafasından uydurarak söylemişti. Her halükarda doğru bilmişti. Çalıştığı iki yerden de kovuluştu. İlk iş yerinden ayrılmasının sebebi, ahlaki kuralları çiğnemesiydi. Sevgilisi tarafından terk edilen ve aşk acısından dolayı depresyona giren genç bir kadın hastası ona, sevgilisiyle yaşadığı mahremini anlatmıştı. O da genç kadının annesiyle yaptığı görüşme sırasında, bu mahrem bilgilerden birini yanlışlıkla ağzından kaçırmıştı. 

Genç kadın annesi ile büyük bir kavga etmiş ve bunun sonucunda evden kaçmıştı. Yaklaşık bir ay sonra bulunduğunda ise son zamanlarda olduğundan çok daha kötü bir haldeydi. 
Olayların buraya kadar geleceğini tahmin edemediğinden, kadının annesini karşısına alıp hiçbir zaman konuşmamış, onları kendi hallerine bırakmıştı. Bu olanları öğrendiğinde büyük bir vicdan azabı çekmiş, aileden özür dilemiş, sorunları halletmeye çalışmıştı ama bunun hiçbir faydası olmamıştı. Genç kadın ondan şikayetçi olmuş ve mahkeme kararıyla, yüklü bir tazminat cezası almıştı. Bu olaydan yaklaşık bir sene sonra başka bir klinikte iş bulmuş ve orada çalışmaya başlamıştı. Ancak klinik sahibi onu işe alırken, hakkında detaylı bir araştırma yapmamıştı. 

Bu yüzden işe kolayca girebilmişti. Ancak iki hafta sonra sakladığı bu olay bir şekilde ortaya çıkmış ve oradan da kovulmuştu. Bu sabah ki görüşmeye, şansını son kez denemek için gitmişti. Profesör onun tüm belgelerini incelemişti. Ama belgelerin içinde adli sicil belgesi ve referans numarası yoktu. Profesör bunları gerek duymadığından dolayı mı istememişti, yoksa dikkatinden mi kaçmıştı bilmiyordu ama bu gerçeklerin ortaya çıkmamasını umuyordu. Önünde dosyasının bulunduğu hastası bugün için ondan randevu istemişti ancak iş görüşmesine gideceğinden dolayı, randevu verememişti Tostunu ve portakal suyunu bitirdikten sonra hastasını arayarak işinin bittiğini ve müsait olduğunu söyledi. 

Görüşmelerini evinde, bu odada gerçekleştiriyordu. Burayı aslında yatak odası olarak kullanıyordu ancak bu işe başladıktan sonra odadaki yatağı ve gardrobunu, evindeki tek boş odasına yerleştirmişti. Bu odayı da yalnızca çalışma odası olarak kullanmaya başlamıştı. Bu onu epey heyecanlandırmıştı. Bir çalışma odasında hem işini yapıyor, hem de hastalarıyla görüşüyordu. Kendisini özel bir klinik sahibi gibi hissediyordu ama yalnızca küçük bir çalışma odası sahibiydi. Odanın kapısının yanındaki duvarda geniş ve tavana kadar uzanan beyaz, ahşap bir kitaplık, hemen yanında da, üzerinde birkaç aksesuar bulunan bir konsol vardı. Kitaplığın karşısındaki duvarın önünde ise eskiden yatağı vardı. Yatağını kaldırdıktan sonra çalışma masasını biraz daha ortaya almış ve pencerenin önüne getirmişti. 

Çalışma masasının hemen yanına, salonundaki bej renkli iki berjeri ve kahve rengi servis sehpalarından birini yerleştirmişti. Hastalarıyla burada oturuyordu. Çalışma masasının yanındaki duvarın önünde ise önceden gardrobu vardı. Gardrobunu da kaldırdıktan sonra orası boş kalmıştı. Oraya ne koyacağını bilmiyordu ama şimdilik boş kalacaktı. Belki ileride oraya güzel bir dekor yapabilirdi. Kahve rengi parkelerin üzerindeki karmaşık desenli halıyı kaldırmış ve onun yerine kare şeklinde, bej renginde sade bir halı almıştı. Ortam şimdilik güzel görünüyordu. Ünlü terapistlerin odaları gibi olmasa da idare ederdi. 

Belki işinde ilerleyip başarılı olur, geçmişte işlediği suçu unutulur ve iyi bir kariyer yapabilirse, kendisine daha güzel bir çalışma odası, hatta bir ofis düzenleyebilirdi. Yatağı ile gardrobunu koyduğu odası ise boştu. Orada yalnızca üzerini değiştiriyor ve uyuyordu. Evde kaldığı süre içinde günün küçük bir kısmını mutfakta, uyuduğu zamanın dışında kalan büyük bir bölümü de çalıma odasında geçiriyordu. Öyle ki salona adımını bile atmadığından, etrafı toz tabakası kaplamıştı. Normal zamanda haftada bir kere yaptığı temizliği, iş ile ilgili yaşadığı sorunlarından dolayı ayda bir kereye çıkarmıştı. Televizyonda neler yayınlandığını ve ya ülkede neler olup bittiğini bilmiyordu. 

En son ne zaman televizyon izlediğini bile hatırlamıyordu. Saatlerce araştırmalar yapıyor, videolar izliyor, en çok da kitap okuyordu. Gözlerini dinlendirdiği vakitlerde ise aklına hastaları geliyor, onlarla neler yapabileceğini ve ya sorunlarını nasıl çözebileceğini düşünüyordu. Zihni, bedeni, enerjisi, düşünceleri, her şeyi sadece yaptığı iş ile meşguldü. İlk çalıştığı klinikte yaptığı hatayı yapmamış olsaydı, belki şimdi daha güzel bir yerde olabilirdi. O hatayı yapmasına sebep olan şey, artık hayatında olmayan eski eşiyle boşanma aşamasında olmasıydı. İşten kafasını kaldırmaya fırsat bulduğu bir zamanda karısının onu aldattığını öğrenmiş ve büyük bir kavga etmişlerdi. Karısı aylarca aralarını düzeltmek için uğraşmış, onunla barışmak için çabalamıştı. 

O zamanlar kafasının içi tıklım tıklımdı ve hiçbir işine odaklanamıyordu. Ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bile hatırlayamayacak durumdaydı. Bu zihinsel karmaşadan dolayı kadın hastasının sırlarını yanlışlıkla ağzından kaçırmış, kendi sonunu hazırlamıştı. Bu olayın ardından, eski karısının tüm çabalarına rağmen boşanmış ve ondan kurtulmuştu. Sonra beraber yaşadıkları evde kendisine ait olan tüm eşyalarını alıp evden ayrılmış ve bu evi kiralamıştı. Elinde bulunmayan temel ev eşyalarını da ikinci el olarak satın almıştı. Eski karısı her ne kadar hala onunla konuşmaya çalışsa da, bu onun umurunda bile değildi. Kendisini bu şekilde daha rahat hissediyordu. Ayrıca iş hayatının bozulmasına o sebep olmuş, kendi zevki ve istekleri yüzünden onun hayatını da mahvetmişti. Onsuz hayat daha huzurlu ve güvenliydi. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kendine Terapi (Bölüm 73)

Önder ve arkadaşları onun hayatını tam anlamıyla son anda kurtarmıştı, buraya geldiğinde ölmek üzereydi. Ama şimdi durumu iyiye gidiyordu. H...